YOL

Ağır demir kapıdan son nefesle girdiğim

Onbir yılın sonunda açıldı Kainat koca bir denize, denizler gül renginde…

Cehaletim dermansız iner dizlerime, çökerim,

Eğildiğim, büküldüğüm, eğildikçe, isyanımın boynuzlarını kırdığım,

Çocukluğumun Göklerdeki Babası’ ndan içimdeki Yaradan’a baktığım…

Umutsuzluğumda haykırdığım Hu! Ben’ dekini Bendekinden Sakındığım Hu!

Cefada sığındığım Hu!

Evvelde bir gece yarısı gümbür gümbür atan bir kalble gelip halkasına girdiğim,

Şehirlerde, Ocaklarda,Kapılarda aradığım,

Bendir vururken Şah damarımda Attığım Hu!

Ateşinde yerden yere vurulduğum,

Damla susuz kavrulduğum ateşle kıvama gelmeye Baş koyduğum,

Sınayan, Deneyen Gösteren Hu!

Herşeyin Dem’ ini beklemeyi öğreten Dem’ in Sahibi Hu!

Hayr sandığımdaki Şirk’ i ama Her Şerdeki Hayr’ ın Sahibi Hu!

Talebim, Niyetim, Kabım kadar Beratım Hu!

Zikrinde An’ daki An’ da Sonsuz defa

Parçalanıp birleşip, Kainata karıştığım Hu!

Azameti En Yüce Olandan bir suret olduğumu bilirsem idrakım Hu!

Dolanıp dönerek, sürülerek sürünerek Meydana vardığım,

Sultanlığına Kulluk Ettiğim Hu!

İlmi İhsanı Sonsuz her derdin dermanı Hu!

Döndüğüm döndüğüm döndüğüm

Zahirde Yıldızları, Işığı, gezinen Turnaları gördüğüm Hu!

Canda Can dilediğim bir hırka nasibim,

Şan-ı Ehli Beyt’ in, Ateş-i Rifai’ nin, Gül Şehr-i  Sinani ‘nin peşinden yürüdüğüm

İnş Allah’ım Eyvallah ‘ım Baş Kestiğim Hu!

Yol Sana Varandır, Kun Eyle…

Zeynep

Yolda… Devame Tamame